25 Ağustos 2016 Perşembe

Bir Şiir, Bir Şarkı ve Bir Yol...

yol problemi formülü ile ilgili görsel sonucu




Yol = Hız x Zaman
Hız = Yol / Zaman
Zaman = Yol / Hız

Formüllerini hepimiz ilkokul sıralarından hatırlarız. Kaybedenler Kulübü filmini de hatırlarım ben. Afilli filintalar satırlarının repliklere yerleştiği sahneler de gözümün önündedir.

Aklıma geldi nedense. Yol kavramının önemini düşündüm yeniden. İlerlediğimiz, düştüğümüz, tepe taklak olduğumuz kadar kalkıp koştuğumuz bu yolu anlamak gerek, idrak etmek ve sevmek gerek…
Dış kuvvetleri yok saymadan ama çokta umursamadan yürümek, durağan, düşen ya da son sürat artan bir hızda ilerlemek gerek bu yolda var olmak için. Durmak bu yolda var olmaya terstir , “durmak sıkıcıdır…”


Yolculuk anında zaman yol arkadaşlığı edecektir bize. Olsa çok iyi olurlarımızı veya olmasa da olur dediklerimizi yüklenecektir sırtına. Ama hiçbir zaman onlarla bütünleşmeyecek, en büyük her zaman kendi işleyişi olacaktır. Akıp gidecek, hiç durmayacaktır… Biz zamanı yaşadıklarımızla tanımlaya durursak yanılmış oluruz…

Ve hiçbir zaman bu yol bitmeyecektir, bitti dediğimiz noktanın arkasında her zaman yeni yollar bizim için var olacaktır, gitmesini bilene…

Yolculuğa verdiğim önemi anımsadığım bu yazımı bir Ortaçgil şarkısıyla noktalıyorum. Şiirle, sevgiyle, yolda kalın... 

Sen hep kendine önlemler aldın,
Ben kendime yasaklar koydum,
Önümüzde barajlar var,
Bu su hiç durmaz…





0 yorum:

Yorum Gönder