1 Mart 2016 Salı

Şirketler Ezber Bozmaz, Bireyler Ezber Bozar

Kişisel gelişim merkezli oturumların çokça bulunduğu bir İk zirvesini daha geride bıraktık.

Ben MCT’nin düzenlediği İk zirvelerini hep çok sevmişimdir. Çünkü hepsinden farklı olmasına sebep olan güzel insanları var. Didem Tekay, Alper Utku ve Tanyer Sönmezer öncülüğünde tüm MCT çalışanlarına teşekkür ediyorum.

AKILCI SADELİK

Karmaşıklaşan dünyanın, karmaşıklaşan organizasyonlarının, karmaşık beyinleri olarak oradaydık. Mevzuumuz; Akılcı sadelikti.

“Şirketler ezber bozmaz bireyler ezber bozar “ temelinde katılımcılardan sadeleşmenin tüyolarını aldık. Bu tüyolar kimlerde işe yarar bilemem ama umarım bir iz bırakır bazılarında. Yoksa hepimiz karmaşıklığın içinde boğulup silineceğiz.

Ezber bozmak, yıkıcı güç olmak cesaret gerektiren işler. Fikrimce kimsenin ezber bozan olacak kadar cesareti yok.  Hiç kimse elindeki kahvenin getirdiği mutluluğu (!) bırakıp bisiklete atlayacak ve varlık sebebini arayacak kadar meraklı değil.

Yine ezber bozmanın getirdiği yalnızlık halini hiç kimse, instagramda paylaştığı kalabalık içindeki fotoğraflarının yerine koyacak kadar bağlı değil varlığına...

Varlık sebebi olan şirketlerin rahatını bozmak şu yana dursun, “peki efendim” in getirdiği kişisel rahatlığını bile bozmak istemeyen kişilerin sayısı oldukça ciddi boyuttadır.

Birde bilmiyorum diyecek kadar cesur olmak var. Herkesin her şeyi bildiği bir dünyada bilmiyorum diyebilmenin farkını cevaplar yerine sorulara odaklanmayı öğrendiğimiz zaman anlayacağız...

Cesur değilsin, yapamazsın, rahatını bozamazsın, sahte kalabalıkların insanısın gibi söylemler okuyanın üstüne alındığı boyutta rahatsız edeci söylemler olabilir.

Ama etrafında rengârenk balonlarla gezdiğin yerler seni gri dünyandan ne kadar uzaklaştıracak. Herkesin bulunma amacının belli olduğu bir yerde şirketlerinizin rahatını bozun gibi söylemler bana uzak geliyor.

Evet, bir değişim döneminin insanları olabiliriz. Ezber bozacak fikirler işte tamda sahnede söylenilenler olabilir. Ama bunu dinleyenler kim? Görüşmeye takım elbisesi ile gelmedi diye adayı küçük düşüren, adayları 2 saat kapıda bekleten, mülakat sırasında özel telefon görüşmesini yapmaktan çekinmeyen, görüşme sonucunda anlaşılan ücretten farklı bir ücretle ay sonunda adayın karşısında duran ik’cılar mı? Genelleme yapmıyorum. Ama saydığım ve daha sayabileceğim birçok örnek gerçekleriyle şahsımda mevcuttur.

İlk önce aynı toprağın mahsulü olduğumuz bozuk olanları şöyle bir ayıralım. Toprağı verimsizleştiren taşları eleyelim. Parlayacak olan zaten parlayacak ve o sahnede kendine günü geldiğinde yer bulacaktır.

Yerelleşmek gericilik değildir. Toprağımızı değiştirmeden ektiğimiz çiçekler hep yapay, hep eğreti kalacaktır. 

Organizasyon için bir şey söylemeyeceğim başka. Başta da dediğim gibi ben MCT’yi ve organizasyonlarını çok seviyorum. Önümüzdeki yılı bende tüm MCT’liler gibi merak ve heyecanla bekliyorum.


Görüşmek üzere…
  

0 yorum:

Yorum Gönder