15 Haziran 2014 Pazar

İstihdam Fuarlarındaki Amaç Çatışması; Bireysel ve Kurumsal Amaçların Uyuşmazlığı


Yoğun geçen bir sürecin ardından artık mezunum. Yoğunluktan fırsat bulup değerlendiremediğim bir konu hakkında söyleyeceklerim var bu yazımda; İstihdam Fuarları

İş arama sürecine girdiğimden, amaçlarımı belirleyerek mayıs ayında soluğu istihdam fuarlarında aldım.


 Benim fuarlara katılma amacım;
  • Yakın çevremde bulunan firmalara birebir ulaşıp, CV'mi elden teslim etmek,
  • Meslekten kişiler ile tanışıp bağlantı kurmak,
  • Düzenlenen programlara katılıp hazinemi geliştirmek.
Bu amaçları benimseyerek uğradığım duraklarda, amaçlarıma ulaşıp ulaşamadığımı yazının sonunda anlayacaksınız.
                                                      
Katıldığım ilk fuar Kocaeli'nde  bu yıl üçüncüsü düzenlenen DOMİF'ti. İlk olarak geçtiğimiz yıl katılmıştım. İstihdam fuarları hakkındaki bilgisizliğimden, gerekli hazırlığı yapamamıştım ama bu sene fuarda deneyimli olarak bulundum. Geçen sene katıldığımda tek amacım vardı, fuardan çıkarken de amacıma ulaştığımı düşünüyordum. Amacma ulaşamadığımı daha sonra öğrendiysemde o konuya girmeyeceğim. Farkında olmadığım gerçekleri farkettim en azından...

Bu yıla gelecek olursam, fuara katılmadan önce katılımcı firmaları inceledim. Geçen yıl katılıp, bu yıl fuarda yer almayan firmaları gördüm. Belki de dürüst davranmayı hedeflemişlerdi bu sefer, takdir ettim. Firmaları inceledikten sonra dağıtacağım kadar CV'mi hazırlayıp yola koyuldum.

İlk amacım olan CV dağıtmayla başlayayım konuya. CV; firmaların elinde benden kalacak maddi bir boyut benim için, işin gerekliliğide diyebiliriz. Öyle ki bazı firmalar için çok da önemli değil. Özgeçmişi reddeden bu firmaların özgelecek beklentisi içinde olduğunu sakın düşünmeyin. İstedikleri iş başvuru formundan başka bir şey değil. Yani onlar senin hakkında ne öğrenmek istiyorsa o sınırlarda yaşamalısın. Bence de CV toplanmamalı ama form toplamak da tek amaç olmamalı. Gelişen ve değişen İK'da, İK'nın sosyalleşmesiyle birlikte yetenekli adayların mail adreslerini toplamak amaç olabilir mesela. İncelenmeyen özgeçmişten daha değerlidir belki.

Meslekten kişilere ulaşmak konusunda ise, pazarlamacı olmak isteyenlerin amacının bu olabileceğini söyleyebilirim. Firma stantlarında bulunan kişilerin çoğunlukla İk'cı olması gereken fuarda pazarlamacılar çoğunluktaydı. Ürünlerini tanıtan firmalarla dahi karşılaştım. Stanlarda bulunan insan kaynakları çalışanları ise çokda fazla oralı değillerdi. "Yönetim istedi geldik." modu samimiyetten uzaklaştırıyordu ortamı. Bir grubun iki firması için bulunan  kişilerin " Niye geldiniz ki, başımıza iş çıkartıyorsunuz, ne söyleyecekseniz söyleyin gidin." tavrı ise fuarın özeti niteliğindeydi. Firmaların piyasa büyüklüğünün getirdiği egoyu çalışanların taşımasını anlamıyorum. Duyduğu gururu anlasam da, ego pek güzel durmuyor. Neticede hepimiz dünyada küçük birer noktayız...

Tabii, İk'cı olup gayet hoş sohbet kişiler de bulunmuyor değildi. Bir CV, iki sohbetten sonra, "hadi bağlantı kuralım" aşamasında; LinkedIn kullanıp kullanmadıklarını sorduğumda, " Link mi, o ne? Fabrikanın linkinden başka bir şey yok." cevabı hüsran yarattı. Bir de sanki yasadışı bir şey soruyormuşum gibi," yok, yok, yok, o ne, bilmiyorum, kullanmıyorum." cevapları başka bir boyutuydu olayın. Beni asıl şaşırtan, bu cevapları verenlerin genç olmalarıydı.

Bizim buralara ne Y kuşağı uğramış, ne insan kaynakları yönetimi, sosyalleşen ik bir kenarda kalsın...

Konuşmalar kısmına gelince gerçek anlamda uygun isimler ve konular vardı. Ben sadece Selin Yetimoğlu'nun konuşmasında dinleyici olarak bulunabildim. Kendisiyle tanışmak benim için fuarın en büyük artısıydı.

Selin Yetimoğlu'nun yeni mezunlara yol gösteren ve sosyal medya'nın insan kaynaklarına etkisinden bahsettiği sunumun bir benzerine <link> aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

Konuşmalar için söyleyebileceğim; daha fazla temelleştirilmesi ve katılımcı çekmesi için öneminin vurgulandığı tanıtımların iyi yapılması gerektiğidir.

Bir sonraki hafta ise SAGİF'e katıldım. Son gün katılabildiğim fuarda durumlar çokda farklı değildi. Çoğu firma katılım azlığından şikayet ederek son gün stant açmamıştı. Reklamının bu kadar az yapıldığı, amacının ne olduğu anlaşılmayan fuarlara katılımın az olması doğal karşılanmalı. SAGİF Sakarya Üniversitesi'nde bu yıl ilk kez düzenlendi, hataları belki düzelebilir. Peki, Domif seneye ne olacak? Marka tanıtım fuarı olsun mu?

Sözün özü; fuarlar öncesinde firmalarla birlikte amaçlar belirlenmeli. Bu amaçlar doğrultusunda, gerçekten yüreğiyle orada olacak firmalar orada olmalı. Yoksa liselerden otobüslerle taşınan öğrenciler, "oğlum için form alabilir miyim?" diyen teyzelerle istihdam fuarları amacına ulaşmaz. Yetenekli adayların firmalarla, firmaların aradıkları adaylarla buluşmalarını sağlayan insan kaynakları fuarları amaçlar doğrultusunda oluşacaktır.

Bireysel kariyer planlarımı, firmaların insan kaynakları planlarıyla eşleştirmeye çalıştığım bugünlerde, önümüzdeki sene fuarlara katılmayı düşünmüyorum.

Mayıs ayı sonunda katıldığım her sene daha da güzelleşen kitap fuarı hariç. En azından kazancım; kitaplarım. :)


0 yorum:

Yorum Gönder