6 Mayıs 2014 Salı

Sosyal Medyanın Özellikleri ve İnsan Kaynaklarına Etkileri


 Sosyal medya her alanı etkisi altına aldığı gibi çalışma hayatını da etkilemektedir. Tabii bu yeni dünyaya duvarlarını örenler, onu görmezden gelenler fazlasıyla mevcut. Bazen ben de kendime sormuyor değilim; Acaba çok mu büyütüyoruz gözümüzde diye. Sonra bu olguya yaklaşımımın büyütmek olmadığını, tam anlamıyla farkında olmak olduğunu hatırlıyorum.



Sosyal medya toplumsal hayatı etkilemiyor dersek, Arap Baharını, Wall Street’i, Gezi olaylarını görmezden gelmiş oluruz. Yönetim’i yönetişime çeviren bu olguyu, Barack Obama’nın başarısının sırrını küçümsemek ayıp olur.


Ekonomik hayata etkisine gelirsek; ortaya çıkan toplumsal olayların oluşturduğu ekonomik etkiyi, Obama’nın yaralandığına dair sahte bir tweet’in borsaya etkisini, Hatta İzlanda’nın kurtuluşuna sebep olduğu varsayımını görebiliriz.


Peki ya çalışma hayatına etkisi?

                                 

İş’in kaynağının insan olduğunu biliyoruz. Aynı şekilde sosyal medyanın kaynağının da insan olduğunu söyleyebiliriz. İş’in olması için emek, emeğin olması için ise insan lazımdır. Eğer sosyal medyada da var olmak istiyorsak ilk olarak biz olmamız ve beraberinde emek vermemiz gerekir.


Sosyal medya ve iş’in ortak noktasına insan dersek, insan kaynakları süreçlerine, yönetim anlayışına sosyal medyanın etkisini öngörebiliriz.


Sosyal medyanın etkilerinden kısaca bahsettikten sonra, sosyal medyanın özellikleri ve bu özelliklerin yönetim anlayışlarında var olup olamayacağına değinmek istiyorum.


Erhan Akar Sosyal MedyaPazarlaması kitabında, sosyal medyanın özelliklerini şu şekilde sıralıyor.


·             Katılım,

·            Açıklık,

·            Karşılıklı konuşma,

·            Topluluk,

·             Bağlanmışlık/bağlantılı olma.


Sosyal medyanın katılım özelliği; geri bildirim almayı, herkesin katkı sağlamasını teşvik etmektedir. İnsan kaynaklarının gelişen süreç içerisindeki amaçlarından birisi; çalışanların katılımcı olmaları ve her çalışanın bir iş ortağı haline getirilmesi değil midir?  Katılım özelliği medya ve izleyici arasındaki çizgiyi bulanıklaştırırken, insan kaynaklarının sosyalleşmesi de şirket ve çalışan/aday arasındaki çizgiyi bulanık hale getirecektir. Görünür duvarları yıkalım, görünmeyen çizgiler bizim olsun. J


Sosyal medyanın bir diğer özelliği olan açıklık; sosyal ağların katılım ve geri bildirime açık bir yapıda olması özelliğinin tanımıdır. Bilgi paylaşımını, oylamayı ve yorum yapmayı destekler. İçerikten faydalanma ve giriş için nadiren engeller vardır. Şifre korumalı içerikler beğenilmez. Sosyal medya ile birlikte yönetim anlayışının yönetişim anlayışına dönüşmesi, şirketlerin yönetimi içinde öngörülebilir. Çalışanların motivasyonunu arttırıcı etmenlerden biri olan şeffaf yönetim, kararlara katılım, yorumlarının değerlendirilmesi; yetenek yönetimi, işveren markası ve sosyal medya kavramlarıyla birlikte gelişen bir hal alacaktır. Aynı şekilde Y kuşağının yönetimde yer almasıyla birlikte açıklık daha fazla ön plana çıkacak, yönetim ile çalışan arasında örülen engeller daha ulaşılabilir bir hal alacaktır.

 
Sosyal medyanın üçüncü özelliği olan karşılıklı konuşma; geleneksel medyanın sistemi olan “herkese yayın” ilkesi yerine sosyal medya ile birlikte daha fazla güçlenen “iki yönlü karşılıklı iletişim” ilkesinin kavramsal tanımıdır. Yönetişimler de olması gereken karşılıklı iletişim, sosyal medyanın bireylerde oluşturduğu kendini ifade etme özelliğini işletmelere taşıyacaktır. Yine Y kuşağının önemli özelliklerinden biri olan, dinlenilme ve konuşmalarının dikkate alınması ihtiyacı, sosyal medyanın karşılıklı konuşma ilkesini insan kaynakları yönetimlerinde kendisini gösterecektir.


Bir diğer sosyal medya özelliği olan topluluk; sosyal medyanın daha hızlı ve etkili iletişimi biçimlendirmede toplulukları olanaklı kılma özelliğinin sonucudur. Topluluklar, sevilen bir resim, politik bir konu ya da favori TV şovu gibi ortak ilgileri paylaşırlar. İşletmelerde ekip çalışmalarında takım olma duygusu zor yakalanan hassas noktalardan biridir. Sosyal medyanın topluluk olmayı desteklemesi, takım olmayı ve ekip çalışmasını güçlendirecektir. Aynı zamanda, sosyalleşen insan kaynakları uygulamaları çeşitli sosyal aktivite gruplarıyla şirket içi motivasyonu arttırmayı amaçlamaktadır. Bu yönden de insan kaynakları bugünü ve yarınıyla sosyal medya ile benzemektedir.


Sosyal medyanın son özelliği bağlanmışlık/bağlantılı olma; çoğu sosyal medya türünün gelişmesini destekleyen bağlanmışlık ile gelişmekte ve diğer sitelere, kaynaklara ve insanlara bağlantıları kullanmasının kavramsal tanımıdır. Küreselleşen dünyada insan kaynaklarının çerçevesi genişlemektedir ve bu durum daha geniş bir kitleye hitabı gerektirmektedir. Yetenek yönetimiyle birlikte gelişen dış kaynak kullanımı (outsourcing) bağlantılı olmayı beraberinde getirmektedir. Yine sosyal ağlar ile potansiyel çalışanlarla ve eski çalışanlarla bağların korunması işveren markasının oluşumu açısından önemli bir etmendir. Şirket içi sosyal gruplar da bağlanmayı beraberinde getirmektedir.


Sözün özü, bana göre sosyal medyanın tekniksel olarak getirdiği özellikler insan kaynaklarının gelişen süreçte içinde bulunduğu ya da hedeflediği noktanın özellikleriyle benzemektedir.


İnsan kaynaklarının sosyalleşme sürecinde en büyük destekçisi kuşkusuz sosyal medya olacaktır. Bundan dolayı ikisin bağdaşlaştığı özelliklerinin olması kaçınılmazdır. 
                            

0 yorum:

Yorum Gönder