19 Mart 2014 Çarşamba

Boş İşler Müdürü ARANIYOR!

 


  • Eğitim sınırlaması yoktur. İlkokul mezunu ya da üniversite mezunu... Herkesin yetkinliği yeterli olabilir. Yeter ki kafa yapısı bu işe uygun olsun.
  • Analitik düşünebilen, sorunları görebilen ve bu sorunları her zaman en üstte tutup karşısındakini demotive edebilen kişilik özelliklerine sahip olmalıdır.
  • Şirket içinde seyahat engeli olmamalı, mesai saatleri içinde her ofiste bulunabilme esnekliğine sahip olmalıdır.
  • İşiyle ilgilenen herkesi kadrajına almalı ve onların yanına en hızlı şekilde gidebilme pratikliğini göstermelidir. Çalışan kişiye "Boşver, hallederiz..." gibi cümleler kurabilmeli, iş son ana kalınca ortadan kaybolabilme yeteneğine sahip olmalıdır.
  • Çalışan yanında kalabilme süresini maksimize edebilmek için, bir kahve söylettirebilecek ikna gücüne sahip olmalıdır. Günlük kahve içme sınırı olmamalıdır.
  • Hiç iş yapmayıp etrafındakilerin bunu farketmemesi için göz boyayabilme kaabiliyetine sahip olmalıdır.
Aradığımız yetkinlikler bunlar ve türevleri şeklindedir. Bu yetkinliklere sahip olduğunu düşünen herkes "Boş İşler Müdürü" koltuğuna oturabilir. 
Yukarıda aktardığım iş ilanından bozma kişilik özellikleri sizede tanıdık geliyordur belki. Aldıkları ünvanlar tabii ki boş işler müdürü değildir bu kişilerin. Sahaya inip sorduğunuzda gerçek ünvanlarına rastlamayabilirsiniz. Çünkü ünvanlarını kullanmaya kullanmaya yok etmişlerdir. İşlemeyen demir pas tutar ama bunlar demiri başka işler için kullandıklarından pas tutmalarına izin vermezler. O kadar parlak görünebilirler ki,  en çok iş yapanın o olduğu kanısını bile uıyandırabilirler karşısındakinde.

Bu kişiler bulunduğu işletmenin ücret skalasında üst seviyelerde yer bulabilirler. Bu durum " Dünyada hep mi haketmeyenler kazanır." gibi isyan cümlesini kurdurur ki bu isyana gerek yoktur. Büyük insanlar hiç bir emeğin karşılıksız kalmayacağını söylemezler mi? Bu yüzden durmak yok, çalışmaya devam diyelim biz.:)

Boş işler müdürlüğü görevini yerine getirenler bana göre tükenmişlik sendromunun zirvesini yaşayan insanlardır. Bu durumun farkında olmamaları bulundukları yerin hakkını vermemelerine sebep olmaktadır. Kendilerinden o kadar uzaklaşmışlardır ki, yapmaları gereken işten uzaklaşmamaları kaçınılmaz olmuştur. Başkalarını aynı duruma itmeye çalışmak ise meslek hastalığıdır onlar için. Ama bazen Hürrem gibi gururuyla çekip gitmelidir insan.

 Bu kişiler işe alım aşamasının stratejik olarak uygulandığı işletmelerde yer bulamıyorlardır belki,ama Türkiye'de KOBİ'lerin oranını baz alacak  ve KOBİ ile İK ilişkisini gözden geçirecek olursak bu insanların iş hayatında fazlasıyla istihdam edildiklerini görebiliriz.

Son sözümüz ve dileğimiz; elde ettiğimiz her şeyi gerçekten hakkettiğimiz günlerimiz olsun.:)

Mutlu kalın...













0 yorum:

Yorum Gönder