30 Ağustos 2013 Cuma

Kamu-Özel Çıkmazı



Stres sebebi bir konu bu yazımın konusu.

Üniversitenin sonuna yaklaştıkça "Ne yapacağım ben ya?" gibi içsel diyaloğa sürükler insanı.

Bütün herkes anlaşmışlarcasına "Yolculuk nereye, ne düşünüyorsun" gibi sorular sormaya başlar.

O soruların özü "KPSS'ye hazırlanıyorsun değil mi?" den ibarettir aslında.

Senin cevabın sorunun içeriğini kesin çizgilerle çizmek için "Kamu mu? Özel mi?" diye belirtmek olur ve sonunda kamu düşünmüyorum, özel istiyorum dediğinde pat diye "NEDEN?" sorusuyla karşılaşırsın.

Kendi isteklerin için başkalarını inandırmaya çalışırken bulursun sonunda kendini, ama ne dersen de nafile!

Alacağın tek cevap "Devlete sırtını daya" mantığıyla gelir ki, ne anlatırsan anlat  bu mantıktan şaşmaz düşünceler...

İlla özel demeye devam edersen süslenmiş sözcüklerle "babanın fabrikası var galiba, pişman olacaksın, özel için çok mükemmel olman gerekiyor, şımarıklık yapıyorsun" gibi cevaplar üstü örtülü şekilde karşına çıkar.

O an kendini sorgularsın. Neden? Özelde beklenen o mükemmelliği ben veremem mi dersin. Kendine güvenin tamsa veririm der geçersin...

Ne şımarığı , ben mi şımarığım diye içini yersin. Değilsindir belki ama neden böyle düşünüyorlar der durursun...

Babanın fabrikası mı var sorusu ise saçma gelir. Sanki herkes babasının fabrikası sayesinde "başarılı" olacakmış gibi, fazla kalmazsın bu soruda...

Pişman olacaksın denilmesi ise depresyon sebebidir. İnsanlar tabii ki pişman olurlar, üzülürler, hata yaparlar... Ben de bırakın kendi hayallerim doğrultusunda pişman olacaksam, olayım. Teşekkür ederim yine de uyarılarınız için. :)

Geleceği görüyorum birde...

Mezuniyet sonrası -2 ay işsizlik- herkes koro halinde -BİZ DEMİŞTİK...-

3. ayı düşünemiyorum bile.:)

Evet buraya kadar yazdıklarım karşılaştığım her 5 kişiden 3 ünün  "Devlete sırtını daya" dediği döneme gönderilmiştir. Şu aralar pek kimse demiyor bunları ya pes ettiler karşımda ya da ne halim varsa görmeye bıraktılar beni.:)

Piyasayı az çok gözlemledim, iş piyasasından az çok kişiyle tanıştım, herkesin fikrini dinledim... İnanın bende, beni okuldan mezun olduğum gün kapıda bekleyenlerin olmadığının farkındayım. Cebimden yerlere saçılacak paraları elinde tutup beni bekleyen kişileri bende görmüyorum. Hayal dünyasında yaşamıyorum anlayacağınız.

Tek gayem "MUTLULUK"

Daha 21 yaşındayım hayatımın jüri üyeleri. Bırakın biraz mutlu olacağım iş peşinde koşayım. Sonra oturur masaya konuşuruz, karar kılarız hayatım için.:)

Daha yazacak çok şey var, doğrudur... Ama bu yazıyı burada noktalamak daha doğru olan...

Ne diyeyim; şimdiden hakkımızda hayırlısı olsun çıkmaz sokak yolcuları.:)