17 Mart 2013 Pazar

Pes Etmedim


2 ay olmuş, yolun başındayken duraklamışım.
Bu süre içerisinde düşündüğüm çok şey oldu, kafa içi muharebelerine şahit oldum.
Yazmak, özellikle amatör hayatınla profesyonel hayatı yorumlamaya, yazmaya çalışmak çok da kolay bir şey değil.
Durgunluğumun adı korkup pes etmek değil, sadece eksikliğini hissetmek ve bu doğrultuda kendini tamamlamak için bir zaman dilimine ihtiyaç duymak fikrimce.
Yapmak istediğim doğru ve güzel bir şeyler ortaya çıkarmak. Bunun için gerçeklerden uzaklaşmamam gerek bunun farkındayım. Yazmak için daha da fazla okumam gerek bunun da farkındayım. Ve eminim ki İş üzerine yazılarım, bende İş sahnesine çıktığımda gözlemlerle ve deneyimlerle değer kazanacak. Şu an öğrenci sıramdan düşünebildiğim ve yapabildiğimin en iyisini yapmak temel vizyonumdur.


Olmayan ya da olmayacak hiç bir şey yok. Sadece boy atmak isteyen bir fidan gibiyken hayat, onu susuz bırakmamak için çaba gerekli. Yoksa tek düzeliği kazanmaktan başka bir şey başaramayız.
Bu duraklama sürecinde kendi nedenimi kafamda oluştururken, çok değer verdiğim ve kendisiyle tanıştığım için kendimi şanslı hissettiğim kişi Banu Çakar’ın twitter hesabında yazdığı bir şey dikkatimi çekti ki, nedenimi oluşturdu.

herkes blog işine sarmış ya da sarmaya çalışıyor. Popüler olduğu için içine dalınan şeylerde herkes yüzebilir mi yahu:) Banu ÇAKAR”

İşte ben bu işe popülerliğinden dolayı değil, geçmişten beri devam eden yazma hayalimin başlangıcını oluşturmak için girdim ve sağlam temeller üzerine güzel katlar çıkmak için çabalıyorum. Yoksa popüler dünya gösterime soktuğu gibi unutturmasını da bilir.
Banu hanımın dediği gibi herkesin bu alanda yüzebilmesi kolay değil. Gerekli olan güçlü bir donanım... Bunun içinde oku, araştır, çabala ve yaşa, sonrasında yaz...
Şimdilik sözlerim bu kadar,umarım kendimi ifade edebilmişimdir.:)                                              
En yakın zaman da yeni yazımla görüşmek dileğiyle,sevgiyle kalın.:)