8 Ocak 2013 Salı

İşçi;hakları korunmadığı ölçüde dezavantajlı bir gruptur !


Evet, ben bir ik’cı olacağım ama çekocu gözüyle bakan ve baktığı doğrultuda gören bir ik’cı...
Attığım başlık çekonun temeli olan işçi ve dezavantajlı grupları ortak çatı altında topluyor. Haklar; çalışma hakkı, sosyal korunma hakkı, istihdam hakkı... Ve en önemlisi YAŞAMA HAKKI.

Geleceğin ik’cısı olarak bu hakları görmezden gelip kar mantığıyla düşünürsem ‘ÖNCE İNSAN’ olan bakış açımı ezmiş geçmiş olurum...

Verilere göre,2000-2012 yılları arasında Türkiye’de toplamda 12 bin 686 işçi hayatını iş kazalarında kaybetti. Burada tek dileğim çalışma hayatında olan kayıt dışılığın bu ölüm oranlarına uğramamış olmasıdır.
Bilindiği üzere AB uyum sürecinde sınıfta kaldığımız birinci başlık; iş kazaları ve işçi ölümleri...

Uluslar arası çalışma örgütünde Türkiye’nin adını kara tahtaya yazdıran konu; iş kazaları ve işçi ölümleri...

Evet, Türkiye bu konuda önemli bir adım atarak iş güveliği uzmanı bulundurmayı iş yerlerinde zorunlu hale getirdi.

Ama ne yazık ki, başta maden işçileri ve inşaat işçilerinin durumu hala üzücü, üstelik 2013 yılının başında acı bir örnek bunu kanıtladı. Zonguldak’ta maden ocağında oluşan metan gazı patlamasında 8 işçi öldü.

                      
8 evlat,8 koca,8 baba... 2012’de 81 maden işçisi hayatını kaybetmişken,2011’de meydana gelen göçükte 9 işçinin cenazesi çıkarılmamışken 2013 ve sonrasında bu acı tablonun derinleşmemesini diliyorum.
En azından işçinin yaşama hakkı elinden alınmasın. Neticesinde bu bir doğal afet değil. Denetimsizlik sonucu oluşan bu vakaların son bulması ülkemiz ve çalışma hayatı için büyük bir başarı olacaktır. Bir işçinin korunması bir ailenin korunması ve sonucunda geleceğin korunmasıdır,bunu unutmamalı !!!

İş hayatının acı olayları bünyesinde barındırmadığı günlerde görüşmek dileğiyle, sevgiyle kalın...

0 yorum:

Yorum Gönder